Mekke’de miras binalarının uyarlanabilir yeniden kullanımına ayrılan iki günlük çalıştay, 390’dan fazla akademisyen, uzman ve uygulayıcının katılımıyla sona erdi. Etkinliği Mekke Şehri ve Kutsal Mekanlar Kraliyet Komisyonu, Al-Turath Foundation işbirliğiyle düzenledi. Çalıştayın başlığı, korumadan sürdürülebilir işletmeye uzanan bir çerçeve çiziyordu: miras binalarının uyarlanabilir yeniden kullanımı.
Suudi basın ajansı SPA’nın 6 Ekim 2026’da bildirdiğine göre çalıştay, miras binalarının tarihi, kentsel ve kültürel değerini korurken çağdaş kullanım gereksinimlerini karşılayacak yeniden kullanım mekanizmalarını ele aldı. Bu denge, miras alanlarında çalışan herkesin bildiği bir gerilimi taşıyor: Bir yapıyı korumak, onu kullanılmaz hale getirmek anlamına mı gelmeli? Katılımcı profili, sorunun yalnızca koruma uzmanlarını değil, kent planlamacılarını ve işletme yöneticilerini de ilgilendirdiğini gösteriyor.
Program kapsamında sekiz ders ve iki panel oturumu düzenlendi. Oturumlar, miras binalarının değeri ile yeni kullanım seçimi arasındaki ilişkiyi, rehabilitasyonda önceliklendirme kriterlerini, uyarlanabilir yeniden kullanımın düzenleyici ve teknik çerçevelerini, sürdürülebilir işletme modellerini ve ortaklık ile yönetişim başlıklarını kapsadı. Bu başlıkların her biri, bir yapının geleceğini belirleyen ayrı bir karar katmanına işaret ediyor. Peki bir miras binası için doğru yeni işlevi seçmek neden bu kadar zor?
Çalıştayda ayrıca dijital dokümantasyon, 3B tarama ve miras bina bilgi modellemesi gibi modern teknolojiler tartışıldı. Katılımcılar, bu araçların rehabilitasyon, bakım ve işletme süreçlerindeki rolünü ve ziyaretçi deneyimini iyileştirme katkısını değerlendirdi. Dijital dokümantasyon, bir yapının mevcut durumunu kayıt altına almanın ötesine geçiyor; müdahale kararlarının hangi veriye dayandığını da belirliyor. 3B tarama ve bina bilgi modellemesi, koruma uzmanları ile işletme ekiplerinin aynı yapı üzerinde farklı diller konuşmasını engelleyebilir mi?
Tartışmalar, mimari koruma ve yönetimini işletme gereksinimleriyle bir araya getirdi. SPA’nın aktardığına göre bu buluşma, miras binalarına kültürel kaynak olarak bakış açısını genişletti: değerini koruyarak kullanımda kalmaya devam edebilecek yapılar. Bu çerçeve, mirası dondurulmuş bir nesne olarak görmek yerine, yaşayan bir kent parçası olarak ele alıyor. Ancak her miras yapı aynı esneklikte mi? Kullanım yoğunluğu arttığında koruma ilkeleri nasıl ayakta kalır?
Çalıştayın katılımcı sayısı, konunun kurumsal düzeyde ne kadar geniş bir tabana yayıldığını gösteriyor: 390’dan fazla akademisyen, uzman ve uygulayıcı. Bu genişlik, hem kamu kurumlarının hem vakıfların hem de özel sektör uygulayıcılarının aynı masada buluştuğu anlamına geliyor. Peki böyle bir katılım, sahada uygulanabilir kararlara dönüşebilir mi? Rehabilitasyon önceliklerinin belirlenmesi, sınırlı kaynakların hangi yapılara yönlendirileceği sorusunu da beraberinde getiriyor.
Düzenleyici ve teknik çerçeveler oturumları, uyarlanabilir yeniden kullanımın yalnızca iyi niyetle yürümediğini gösteriyor. İzin süreçleri, yapı güvenliği standartları, yangın ve erişilebilirlik gereklilikleri ile koruma kuralları arasında bir denge kurulması gerekiyor. Bu denge kurulmadan bir miras binasına yeni işlev vermek, hem yapıyı hem de kullanıcıyı riske atabilir. Sürdürülebilir işletme modelleri başlığı ise bakım ve gelir arasındaki ilişkiye odaklanıyor: Bir yapıyı ayakta tutan gelir nereden gelecek?
Ortaklıklar ve yönetişim başlığı, bu sorunun kurumsal yanıtını arıyor. Kamu kurumları, vakıflar, yatırımcılar ve yerel topluluklar arasındaki rol dağılımı netleşmezse, koruma kararları kişilere bağlı kalabilir. Çalıştayın Al-Turath Foundation ile ortaklaşa düzenlenmesi, sivil toplumun bu alandaki yerini de gösteriyor. Peki miras yönetiminde karar alma süreçleri ne kadar şeffaf olabilir?
Ziyaretçi deneyimi boyutu, tartışmanın ekonomik ve kültürel ayağını oluşturuyor. Bir miras binası ziyaretçiye açıldığında, koruma ile kullanım arasındaki çizgi günlük olarak test edilir. Dijital dokümantasyon ve 3B tarama, bu testin kayıt altına alınmasını ve zaman içinde karşılaştırılmasını mümkün kılıyor. Böylece bakım kararları tahmine değil, ölçüme dayanabilir. Ancak teknolojiye erişim her uygulayıcı için eşit mi? Küçük ölçekli projeler bu araçlardan nasıl yararlanacak?
SPA’nın bülteni, çalıştayın sonuç bildirgesine, somut karar listesine, katılımcı kurumların tam dökümüne veya ileriye dönük takvime yer vermiyor. Etkinliğin çıktılarının nasıl bir uygulama planına bağlanacağı, hangi pilot projelerin başlayacağı ve önceliklendirme kriterlerinin nasıl işleyeceği bültende yer almıyor. Bu nedenle çalıştayın en somut sonucu, şu an için paylaşılan katılım ve gündem başlıklarıyla sınırlı görünüyor.
Yine de toplantının çerçevesi, Mekke’deki miras yapıları için bir yaklaşım değişikliğine işaret ediyor: korumayı işletmeden, teknik çerçeveyi ortaklıklardan ve dijital kaydı bakımdan ayrı düşünmemek. Bu yaklaşım, miras binalarının kentin gündelik yaşamından koparılmadan değerlendirilmesini öngörüyor. Soru şu: Bu çerçeve, sahada ölçülebilir sonuçlara dönüşecek mi?
Çalıştayı kim düzenledi? Etkinliği Mekke Şehri ve Kutsal Mekanlar Kraliyet Komisyonu, Al-Turath Foundation işbirliğiyle düzenledi. Suudi basın ajansı SPA’nın 6 Ekim 2026’da bildirdiğine göre çalıştay iki gün sürdü ve Mekke’de yapıldı. Katılım 390’dan fazla akademisyen, uzman ve uygulayıcıya ulaştı. Bültende etkinliğin maliyeti, bütçesi veya katılımcı kurumların tam listesi yer almıyor.
Çalıştayın ana başlığı neydi? Başlık, miras binalarının uyarlanabilir yeniden kullanımı olarak belirlendi ve korumadan sürdürülebilir işletmeye uzanan bir çerçeve çizildi. SPA’ya göre tartışmalar, miras binalarının tarihi, kentsel ve kültürel değerini korurken çağdaş kullanım gereksinimlerini karşılayacak mekanizmalara odaklandı. Program bu dengeyi koruma, işletme ve yönetişim başlıkları üzerinden ele aldı.
Programda hangi oturumlar vardı? SPA’ya göre program sekiz ders ve iki panel oturumundan oluştu. Oturumlar miras binalarının değeri ile yeni kullanım seçimi ilişkisini, rehabilitasyonda önceliklendirme kriterlerini, uyarlanabilir yeniden kullanımın düzenleyici ve teknik çerçevelerini, sürdürülebilir işletme modellerini ve ortaklık ile yönetişimi kapsadı. Bültende oturum başkanlarının veya konuşmacıların isimleri paylaşılmadı.
Hangi teknolojiler tartışıldı? Çalıştayda dijital dokümantasyon, 3B tarama ve miras bina bilgi modellemesi ele alındı. SPA’ya göre bu teknolojilerin rehabilitasyon, bakım ve işletme süreçlerindeki rolü ile ziyaretçi deneyimini iyileştirme katkısı değerlendirildi. Tartışmalar, mimari koruma ve yönetimini işletme gereksinimleriyle bir araya getirerek miras binalarına kültürel kaynak olarak bakış açısını genişletti.
Çalıştayın çıktıları açıklandı mı? SPA bülteni, çalıştayın sonuç bildirgesine, somut karar listesine veya ileriye dönük takvime yer vermiyor. Etkinliğin çıktılarının nasıl bir uygulama planına bağlanacağı ve hangi pilot projelerin başlayacağı belirtilmiyor. Bu nedenle paylaşılan bilgiler katılım sayısı, gündem başlıkları ve tartışma konularıyla sınırlı kalıyor.
Katılımcı profili neden önemli? SPA’ya göre çalıştaya 390’dan fazla akademisyen, uzman ve uygulayıcı katıldı. Bu profil, koruma uzmanlarının yanı sıra kentsel gelişim ve işletme alanından isimlerin aynı gündemde buluştuğunu gösteriyor. Katılımın genişliği, uyarlanabilir yeniden kullanım kararlarının yalnızca koruma kurumlarının değil, farklı disiplinlerin ortak konusu olduğunu ortaya koyuyor.





