Suudi Jeolojik Araştırma Kurumu (SGS), Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgelerinde bulunan mağaralar ve jeolojik oluşumların bilimsel araştırma ile sürdürülebilir ekoturizmin gelişimi için temel bir zemin oluşturduğunu ve bu alanların kullanımına odaklandığını açıkladı. Kurum, bilimsel açıdan dikkat çekici nitelik taşıyan 150’den fazla mağaranın tanımlandığını bildirdi. Bu mağaraların bir kısmı, Dünya’nın tarihine ve zaman içinde geçirdiği jeolojik ve iklimsel değişimlere ilişkin kayıtlı doğal belgeler işlevi görüyor.
Suudi basın ajansı SPA’nın 20 Nisan 2025’te bildirdiğine göre SGS, ulusal strateji kapsamında bu alanları ortaya çıkarmak ve incelemek için çalışmalarını sürdürüyor. Kurumun yürüttüğü çalışmalar, bölgenin binlerce yıl boyunca yaşadığı çevresel değişimleri gösteren kesin bilimsel kanıtların yanı sıra, doğal değişimler nedeniyle bazıları soyu tükenmiş nadir bitki ve hayvan kalıntılarını da ortaya koyuyor.
SPA’ya konuşan SGS sözcüsü Tarık bin Ali Aba Al-Khail, kurumun jeobilimler, arkeoloji ve paleobiyoloji alanlarındaki araştırmacılara ve uzmanlara bu mağaraları ve alanları yapılandırılmış bir bilimsel çerçeve içinde kapsamlı çalışmalar için kullanma imkânı sunduğunu belirtti. Aba Al-Khail, doğru jeolojik veriler için referans noktası olma ve akademik ile araştırma kurumlarıyla etkili ortaklıklar kurarak güçlü bir bilgi tabanı oluşturma ve bu doğal kaynakların önemine ilişkin toplumsal farkındalığı artırma kararlılığını vurguladı.
Peki 150’den fazla mağaranın bilimsel açıdan dikkat çekici sayılmasının arkasında ne var? SGS’nin açıklamasına göre bu alanların bir kısmı, Dünya’nın tarihini ve iklimsel değişimlerini kaydeden doğal belgeler olarak tanımlanıyor. Bu tanım, mağaraların yalnızca jeolojik oluşumlar değil, aynı zamanda bölgenin çevresel geçmişine ilişkin kanıtlar sunduğu anlamına geliyor. Kurumun bu alanları ulusal strateji kapsamında ortaya çıkarma ve inceleme çalışmaları, söz konusu kayıtların bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesini amaçlıyor.
Mağaraların sunduğu kanıtlar arasında, bölgenin binlerce yıl boyunca geçirdiği çevresel değişimleri gösteren bilimsel veriler yer alıyor. SGS’ye göre bu çalışmalar, doğal değişimler sonucu bazıları soyu tükenmiş nadir bitki ve hayvan kalıntılarını da gün yüzüne çıkarıyor. Bu kalıntılar, bölgenin geçmişteki ekolojik yapısına ilişkin somut izler olarak değerlendiriliyor. Peki soyu tükenmiş türlere ait kalıntıların bu mağaralarda korunmuş olması, bölgenin iklim tarihine dair ne anlatıyor? SGS’nin açıklaması bu sorunun yanıtını doğrudan vermiyor; ancak kurumun bu alanları bilimsel araştırmaya açması, söz konusu soruların uzmanlar eliyle ele alınmasını mümkün kılıyor.
SGS sözcüsü Tarık bin Ali Aba Al-Khail’in SPA’ya yaptığı açıklama, kurumun araştırmacılara ve uzmanlara yönelik yaklaşımını ortaya koyuyor. Aba Al-Khail’e göre SGS, jeobilimler, arkeoloji ve paleobiyoloji alanlarındaki araştırmacılara ve uzmanlara bu mağaraları ve alanları yapılandırılmış bir bilimsel çerçeve içinde kapsamlı çalışmalar için kullanma imkânı sunuyor. Bu ifade, erişimin rastgele değil, belirli bir bilimsel düzen içinde sağlandığını gösteriyor. Peki yapılandırılmış bilimsel çerçeve pratikte ne anlama geliyor? Kaynak metin bu çerçevenin ayrıntılarını, başvuru koşullarını ya da hangi kurumların öncelikli erişime sahip olduğunu belirtmiyor.
Aba Al-Khail, kurumun doğru jeolojik veriler için referans noktası olma kararlılığını da dile getirdi. Bu doğrultuda SGS, akademik ve araştırma kurumlarıyla etkili ortaklıklar kurmayı hedefliyor. Sözcüye göre bu ortaklıkların amacı güçlü bir bilgi tabanı oluşturmak ve bu doğal kaynakların önemine ilişkin toplumsal farkındalığı artırmak. Peki akademik kurumlarla kurulacak ortaklıklar, mağaralara ilişkin verilerin kamuya açılmasını da kapsayacak mı? Kaynak metin bu konuda bir taahhüt içermiyor; yalnızca bilgi tabanı oluşturma ve farkındalık artırma hedeflerinden söz ediyor.
SGS’nin çalışmaları, mağaraların yalnızca bilimsel araştırma açısından değil, sürdürülebilir ekoturizm açısından da değerlendirildiğini gösteriyor. Kurumun açıklamasına göre bu alanların kullanımı hâlihazırda sürdürülebilir ekoturizmin gelişimi etrafında şekilleniyor. Peki bilimsel araştırma ile ekoturizm aynı alanlarda nasıl bir arada yürütülecek? SGS, mağaraların bilimsel önemini ve ekoturizm potansiyelini birlikte anıyor; ancak kaynak metin, ziyaretçi erişimine ilişkin kurallar, kapasite sınırları ya da koruma önlemleri hakkında bilgi vermiyor.
Kurumun açıklamasında öne çıkan bir diğer nokta, bu mağaraların ve jeolojik oluşumların Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgelerine dağılmış olması. SGS, ülke genelindeki bu oluşumları benzersiz doğal hazineler olarak nitelendiriyor. Bu nitelendirme, söz konusu alanların tek bir bölgede toplanmadığını, farklı bölgelerde bulunduğunu gösteriyor. Peki farklı bölgelerdeki mağaraların bilimsel önemi birbirinden nasıl ayrışıyor? Kaynak metin, mağaraların bölgelere göre dağılımına ya da her bir alanın taşıdığı özel özelliklere ilişkin ayrıntı sunmuyor.
SGS’nin ulusal strateji kapsamında yürüttüğü ortaya çıkarma ve inceleme çalışmaları, kurumun bu alanlara yönelik yaklaşımının sistematik olduğunu gösteriyor. Kurum, mağaraları belirlemek ve incelemek için çalışmalarını sürdürüyor. Bu çalışmalar sonucunda elde edilen bilimsel kanıtlar, bölgenin binlerce yıllık çevresel değişimini aydınlatmayı amaçlıyor. Peki bu çalışmalar hangi aşamada ve ne kadar süredir yürütülüyor? Kaynak metin, çalışmaların başlangıç tarihine, süresine ya da tamamlanan inceleme sayısına ilişkin veri paylaşmıyor.
Mağaraların bilimsel araştırmaya açılması, jeobilimler, arkeoloji ve paleobiyoloji gibi farklı disiplinlerden uzmanların aynı alanlarda çalışabileceği anlamına geliyor. SGS sözcüsü, bu disiplinlerdeki araştırmacılara ve uzmanlara yönelik erişim imkânını açıkça dile getirdi. Bu durum, mağaraların disiplinler arası bir araştırma zemini olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Peki farklı disiplinlerden gelen araştırmacıların çalışmaları nasıl koordine edilecek? Kaynak metin, koordinasyona ilişkin bir mekanizma tanımlamıyor.
SGS’nin doğru jeolojik veriler için referans noktası olma hedefi, kurumun yalnızca saha çalışması yürütmediğini, aynı zamanda veri kaynağı işlevi görmeyi amaçladığını gösteriyor. Aba Al-Khail’in ifadesine göre kurum, bu hedef doğrultusunda akademik ve araştırma kurumlarıyla etkili ortaklıklar kurmaya çalışıyor. Bu ortaklıkların güçlü bir bilgi tabanı oluşturması ve toplumsal farkındalığı artırması bekleniyor. Peki oluşturulacak bilgi tabanına araştırmacılar nasıl erişecek? Kaynak metin bu soruya yanıt vermiyor.
Kurumun açıklamasında mağaraların bilimsel öneminin yanı sıra sürdürülebilir ekoturizm vurgusu da yer alıyor. SGS, bu alanların kullanımının hâlihazırda sürdürülebilir ekoturizm etrafında şekillendiğini belirtiyor. Bu ifade, mağaraların ekonomik ve toplumsal bir boyutunun da bulunduğunu gösteriyor. Peki ekoturizm faaliyetleri mağaraların bilimsel değerini koruyacak şekilde nasıl düzenlenecek? Kaynak metin, koruma ile kullanım arasındaki dengenin nasıl kurulacağına dair ayrıntı içermiyor.
SGS’nin açıklaması, mağaraların Dünya’nın tarihine ve iklimsel değişimlerine ilişkin kayıtlar sunduğunu ortaya koyuyor. Bu kayıtların bir kısmı, doğal değişimler nedeniyle soyu tükenmiş nadir bitki ve hayvan kalıntılarını içeriyor. Bu kalıntılar, bölgenin geçmiş çevresel koşullarına dair doğrudan kanıt niteliği taşıyor. Peki bu kalıntıların incelenmesi, bölgenin gelecekteki çevresel değişimlerine ilişkin öngörüler sunabilir mi? Kaynak metin, bu yönde bir değerlendirme yapmıyor; yalnızca çalışmaların geçmişe dönük kanıtlar sağladığını belirtiyor.
SGS sözcüsü Tarık bin Ali Aba Al-Khail’in SPA’ya verdiği demeç, kurumun bu alanlara ilişkin iletişim yaklaşımını da yansıtıyor. Sözcü, kurumun araştırmacılara sunduğu imkânı, referans noktası olma kararlılığını ve ortaklık hedeflerini sıraladı. Bu açıklamalar, SGS’nin mağaraları hem bilimsel hem de toplumsal bir kaynak olarak ele aldığını gösteriyor. Peki toplumsal farkındalığı artırma hedefi hangi araçlarla hayata geçirilecek? Kaynak metin, farkındalık çalışmalarının yöntemine ilişkin bilgi vermiyor.
Kurumun ulusal strateji kapsamında yürüttüğü çalışmalar, mağaraların belirlenmesi ve incelenmesini kapsıyor. SGS, bu çalışmaların bilimsel kanıtlar ürettiğini ve bölgenin binlerce yıllık çevresel değişimini gösterdiğini belirtiyor. Aynı çalışmalar, soyu tükenmiş türlere ait kalıntıları da ortaya koyuyor. Peki bu kalıntılar hangi dönemlere ait? Kaynak metin, kalıntıların yaşına ya da hangi türlere ilişkin olduğuna dair ayrıntı paylaşmıyor.
SGS’nin açıklamasında mağaraların sayısı 150’den fazla olarak veriliyor. Bu sayı, kurumun bilimsel açıdan dikkat çekici bulduğu ve tanımladığı alanları ifade ediyor. Kurum, bu alanların bir kısmının Dünya’nın tarihine ilişkin doğal belgeler işlevi gördüğünü belirtiyor. Peki toplam mağara sayısı 150’nin ne kadar üzerinde? Kaynak metin, kesin bir toplam vermiyor; yalnızca 150’den fazla olduğunu bildiriyor.
Kurumun araştırmacılara ve uzmanlara sunduğu imkân, jeobilimler, arkeoloji ve paleobiyoloji alanlarını kapsıyor. Bu üç alan, mağaraların farklı yönlerden incelenmesine işaret ediyor. SGS sözcüsü, erişimin yapılandırılmış bir bilimsel çerçeve içinde sağlandığını belirtti. Peki bu çerçeve hangi kurum tarafından belirleniyor ve denetleniyor? Kaynak metin, çerçevenin işleyişine ilişkin ayrıntı sunmuyor.
SGS’nin akademik ve araştırma kurumlarıyla etkili ortaklıklar kurma hedefi, kurumun bilgi üretimini kurumlar arası iş birliğiyle desteklemeyi planladığını gösteriyor. Sözcüye göre bu ortaklıklar güçlü bir bilgi tabanı oluşturacak ve bu doğal kaynakların önemine ilişkin toplumsal farkındalığı artıracak. Peki ortaklıkların kapsamı ve süresi ne olacak? Kaynak metin bu konuda bilgi içermiyor.
Mağaraların sürdürülebilir ekoturizm açısından değerlendirilmesi, SGS’nin bu alanları yalnızca araştırma nesnesi olarak görmediğini ortaya koyuyor. Kurum, mağaraların kullanımının hâlihazırda ekoturizm etrafında şekillendiğini belirtiyor. Bu durum, alanların ziyaretçi erişimine konu olduğunu gösteriyor. Peki ziyaretçi erişimi bilimsel çalışmaları nasıl etkiliyor? Kaynak metin, bu etkileşime dair bir değerlendirme sunmuyor.
SGS’nin açıklaması, mağaraların ve jeolojik oluşumların Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgelerinde bulunduğunu ve benzersiz doğal hazineler olduğunu belirtiyor. Kurum, bu alanları bilimsel araştırmanın ve sürdürülebilir ekoturizmin gelişiminin temel zemini olarak tanımlıyor. Peki bu tanım, alanların korunmasına yönelik yeni düzenlemeleri beraberinde getirecek mi? Kaynak metin, koruma statüsüne ya da yeni düzenlemelere ilişkin bilgi vermiyor.
SGS sözcüsü, kurumun doğru jeolojik veriler için referans noktası olma kararlılığını vurguladı. Bu hedef, kurumun ürettiği ve paylaştığı verilerin güvenilirliğine ilişkin bir iddia içeriyor. Sözcü ayrıca akademik ve araştırma kurumlarıyla etkili ortaklıklar kurulacağını belirtti. Peki bu ortaklıklar kapsamında üretilen veriler kamuya açık olacak mı? Kaynak metin, verilerin erişilebilirliğine dair bir ifade içermiyor.
Kurumun çalışmaları, bölgenin binlerce yıl boyunca yaşadığı çevresel değişimlere ilişkin bilimsel kanıtlar üretmeyi amaçlıyor. Bu kanıtlar arasında nadir bitki ve hayvan kalıntıları da yer alıyor. SGS’ye göre bu kalıntıların bir kısmı, doğal değişimler nedeniyle soyu tükenmiş türlere ait. Peki bu türlerin tükenişinde iklim değişiminin rolü neydi? Kaynak metin, tükeniş nedenlerine ilişkin bir açıklama yapmıyor.
SGS’nin mağaraları bilimsel araştırmaya açması, jeobilimler, arkeoloji ve paleobiyoloji uzmanlarının yanı sıra araştırmacılara da erişim sağlıyor. Sözcü, erişimin yapılandırılmış bir bilimsel çerçeve içinde sunulduğunu belirtti. Bu çerçevenin amacı, kapsamlı çalışmaların yürütülmesini mümkün kılmak. Peki araştırmacılar bu imkândan nasıl yararlanacak? Kaynak metin, başvuru ya da izin sürecine ilişkin bilgi içermiyor.
Kurumun toplumsal farkındalığı artırma hedefi, mağaraların bilimsel değerinin yanı sıra toplum nezdindeki algısına da önem verildiğini gösteriyor. SGS, bu doğal kaynakların önemine ilişkin farkındalığın artırılmasını amaçlıyor. Sözcüye göre bu hedef, akademik ve araştırma kurumlarıyla kurulacak ortaklıklarla desteklenecek. Peki farkındalık çalışmaları hangi kitlelere yönelik olacak? Kaynak metin, hedef kitlelere ilişkin ayrıntı sunmuyor.
SGS’nin açıklaması, mağaraların Dünya’nın tarihine ve iklimsel değişimlerine ilişkin kayıtlar sunduğunu ve bu kayıtların bilimsel araştırma için temel oluşturduğunu ortaya koyuyor. Kurum, ulusal strateji kapsamında bu alanları ortaya çıkarmak ve incelemek için çalışıyor. Peki bu çalışmalar hangi kurumlarla iş birliği içinde yürütülüyor? Kaynak metin, iş birliği yapılan kurumların adlarını paylaşmıyor.
Kurumun mağaraları 150’den fazla olarak tanımlaması, bilimsel açıdan dikkat çekici bulunan alanların sayısına işaret ediyor. Bu alanların bir kısmı, Dünya’nın jeolojik ve iklimsel değişimlerini kaydeden doğal belgeler olarak nitelendiriliyor. SGS, bu kayıtların bilimsel kanıt değeri taşıdığını belirtiyor. Peki bu alanlar arasında öncelikli olarak incelenenler var mı? Kaynak metin, önceliklendirmeye ilişkin bilgi vermiyor.
SGS sözcüsü Tarık bin Ali Aba Al-Khail’in açıklaması, kurumun bilgi üretimi ve paylaşımına ilişkin yaklaşımını özetliyor. Sözcü, doğru jeolojik veriler için referans noktası olma, akademik ve araştırma kurumlarıyla ortaklık kurma, güçlü bir bilgi tabanı oluşturma ve toplumsal farkındalığı artırma hedeflerini sıraladı. Peki bu hedeflere ulaşıldığını gösteren bir ölçüt var mı? Kaynak metin, hedeflere ilişkin bir değerlendirme ya da takvim sunmuyor.
Kurumun çalışmaları, bölgenin binlerce yıllık çevresel değişimini gösteren bilimsel kanıtlar üretmeyi amaçlıyor. Bu kanıtlar arasında soyu tükenmiş türlere ait nadir bitki ve hayvan kalıntıları da bulunuyor. SGS, bu kalıntıların doğal değişimler sonucu ortaya çıktığını belirtiyor. Peki bu kalıntılar hangi koşullarda korunmuş durumda? Kaynak metin, korunma koşullarına ilişkin ayrıntı içermiyor.
SGS’nin mağaraları bilimsel araştırmaya açması, kurumun bu alanları hem ulusal hem de uluslararası bilimsel topluluğa sunduğu anlamına gelebilir. Ancak kaynak metin, erişimin uluslararası araştırmacıları kapsayıp kapsamadığını belirtmiyor. Sözcü yalnızca jeobilimler, arkeoloji ve paleobiyoloji alanlarındaki araştırmacılara ve uzmanlara sunulan imkândan söz ediyor. Peki bu imkânın kapsamı nasıl tanımlanıyor? Kaynak metin bu soruya yanıt vermiyor.
Kurumun sürdürülebilir ekoturizm vurgusu, mağaraların ekonomik ve toplumsal bir değer taşıdığını gösteriyor. SGS, bu alanların kullanımının hâlihazırda ekoturizm etrafında şekillendiğini belirtiyor. Peki ekoturizm gelirleri mağaraların korunmasına mı aktarılacak? Kaynak metin, gelir kullanımına ilişkin bir bilgi içermiyor.
SGS’nin açıklaması, mağaraların ve jeolojik oluşumların Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgelerinde bulunduğunu ve benzersiz doğal hazineler olduğunu ortaya koyuyor. Kurum, bu alanları bilimsel araştırma ve sürdürülebilir ekoturizm için temel zemin olarak tanımlıyor. Peki bu alanların korunmasına yönelik mevcut düzenlemeler neler? Kaynak metin, mevcut koruma düzenlemelerine ilişkin bilgi vermiyor.
Kurumun ulusal strateji kapsamında yürüttüğü çalışmalar, mağaraların ortaya çıkarılması ve incelenmesini kapsıyor. Bu çalışmalar sonucunda elde edilen bilimsel kanıtlar, bölgenin çevresel geçmişine ışık tutmayı amaçlıyor. SGS sözcüsü, kurumun doğru jeolojik veriler için referans noktası olma kararlılığını dile getirdi. Peki bu veriler hangi formatlarda ve hangi kurumlarla paylaşılıyor? Kaynak metin, veri paylaşımına ilişkin ayrıntı sunmuyor.
SGS’nin açıklamasında yer alan bilgiler, mağaraların bilimsel araştırma ve ekoturizm açısından taşıdığı önemi ortaya koyuyor. Kurum, 150’den fazla mağarayı bilimsel açıdan dikkat çekici olarak tanımlıyor ve bu alanların bir kısmının Dünya’nın tarihine ilişkin doğal belgeler sunduğunu belirtiyor. Sözcü Tarık bin Ali Aba Al-Khail, araştırmacılara ve uzmanlara yapılandırılmış bir bilimsel çerçeve içinde erişim imkânı sunulduğunu ifade etti. Kaynak metin; mağaraların bölgelere göre dağılımı, erişim koşulları, çalışmaların takvimi, toplam mağara sayısı, kalıntıların yaşı ve koruma düzenlemelerine ilişkin ayrıntı içermiyor.
SGS kaç mağarayı bilimsel araştırmaya açtı? SGS, bilimsel açıdan dikkat çekici nitelik taşıyan 150’den fazla mağaranın tanımlandığını bildirdi. Kurum, bu mağaraların ve jeolojik oluşumların Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgelerinde bulunduğunu belirtiyor. Mağaraların bir kısmı, Dünya’nın tarihine ve zaman içinde geçirdiği jeolojik ve iklimsel değişimlere ilişkin kayıtlı doğal belgeler işlevi görüyor. Kaynak metin, toplam mağara sayısının 150’nin ne kadar üzerinde olduğunu belirtmiyor.
Mağaralar hangi alanlardaki araştırmacılara açık? SGS sözcüsü Tarık bin Ali Aba Al-Khail’e göre kurum, jeobilimler, arkeoloji ve paleobiyoloji alanlarındaki araştırmacılara ve uzmanlara bu mağaraları ve alanları kapsamlı çalışmalar için kullanma imkânı sunuyor. Erişim, yapılandırılmış bir bilimsel çerçeve içinde sağlanıyor. Aba Al-Khail, bu yaklaşımın doğru jeolojik veriler için referans noktası olma hedefiyle uyumlu olduğunu belirtti. Kaynak metin, başvuru koşullarına ilişkin ayrıntı içermiyor.
Mağaralar hangi bilimsel kanıtları sunuyor? SGS’ye göre bu çalışmalar, bölgenin binlerce yıl boyunca yaşadığı çevresel değişimleri gösteren kesin bilimsel kanıtlar üretiyor. Kanıtlar arasında, doğal değişimler nedeniyle bazıları soyu tükenmiş nadir bitki ve hayvan kalıntıları da yer alıyor. Mağaraların bir kısmı, Dünya’nın tarihine ve iklimsel değişimlerine ilişkin kayıtlı doğal belgeler olarak tanımlanıyor. Kaynak metin, kalıntıların hangi dönemlere ait olduğunu belirtmiyor.
SGS’nin ekoturizm yaklaşımı nedir? SGS, mağaraların ve jeolojik oluşumların bilimsel araştırmanın yanı sıra sürdürülebilir ekoturizmin gelişimi için de temel oluşturduğunu belirtiyor. Kuruma göre bu alanların kullanımı hâlihazırda sürdürülebilir ekoturizm etrafında şekilleniyor. Sözcü Aba Al-Khail, bu doğal kaynakların önemine ilişkin toplumsal farkındalığın artırılmasının hedeflendiğini ifade etti. Kaynak metin, ziyaretçi erişim kurallarına ilişkin bilgi vermiyor.
SGS hangi kurumlarla ortaklık kurmayı planlıyor? SGS sözcüsü Tarık bin Ali Aba Al-Khail, kurumun akademik ve araştırma kurumlarıyla etkili ortaklıklar kurarak güçlü bir bilgi tabanı oluşturmayı hedeflediğini belirtti. Bu ortaklıkların amacı, doğru jeolojik veriler için referans noktası olma yaklaşımını desteklemek ve toplumsal farkındalığı artırmak. Kurum, ulusal strateji kapsamında mağaraları ortaya çıkarma ve inceleme çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak metin, ortaklık kurulacak kurumların adlarını paylaşmıyor.
SGS çalışmalarını hangi kapsamda yürütüyor? SGS, mağaraları ortaya çıkarma ve inceleme çalışmalarını ulusal strateji kapsamında yürütüyor. Kurum, bu çalışmalarla bölgenin binlerce yıllık çevresel değişimini gösteren bilimsel kanıtlar üretmeyi amaçlıyor. Sözcü Aba Al-Khail, kurumun doğru jeolojik veriler için referans noktası olma kararlılığını dile getirdi. Kaynak metin, çalışmaların başlangıç tarihine, süresine ya da tamamlanan inceleme sayısına ilişkin veri içermiyor.





